Spor Hukuku

 

“Spor Hukuku” olarak adlandırılmış olan hukuk disiplini hem özel hem da kamu hukuku ögeleri taşımaktadır; bu hali ile de hukukun çoğulluğuna örnek oluşturmaktadır. Bu çoğulluk sadece özel hukuk – kamu hukuku olarak gözükmemekte, aynı zamanda ulusal ve uluslararası hukuku da bünyesinde, bir nevi sınırlar ötesi hukuk oluşturarak bir arada tutmaktadır.

Spor Hukuku’nun pozitif birincil kaynakları Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC)nin Olimpik Şart’ı, uluslararası spor federasyonlarının (IF) Statüleri ve çıkardıkları diğer talimatlar ve ikincil olarak da ulusal olimpiyat komiteleri (NOC) ile ulusal spor federasyonlarının tüzük ve talimatlarıdır. Bütün bu mevzuat, özel hukuk süjeleri tarafından yaratılmış olup, birincileri Devletlerin coğrafi sınırlarından ve sınırlamalarından etkilenmeksizin uygulanmaktadır. Bu nedenle de, nitelikleri itibariyle “sınırlar ötesi hukuk – transnational olarak da adlandırıldıkları olmaktadır.

Spor hukukunun oluşumunda, yukarıda belirtmiş olduğumuz, birincil ve ikincil kaynaklardan başka, Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) usul hükümlerini içeren “Kod”u ve içtihatları ile Dünya Anti Doping Ajansı (WADA) nın “Kod” (Wada Code) u ve uygulamaları da belirtilmesi gereken Spor Hukuku’na içerik veren kaynaklardır.

Spor Hukuku’nun mevcudiyeti batıda, özellikle frankofon hukukçular arasında (Fransa – İsviçre – Belçika – Kanada) bir süreden beri aşılmış olan bir tartışmadır. Bu nedenle de aşağıdaki tanımın benimsenmesine ulaşmıştır:

“Sportif düzen, bağımsız bir hukuk düzenidir. Mevzuatının tamamı, bir çok kurala tabi yarışma oyunlarına bağlı olan farklı nitelikte üyelerinden oluşan ve bu kurallara uyulmaması halinde cezalara muhatap olan bir tür toplumu yönetmektedir.”